21 Şubat 2009 Cumartesi

Satıcı Kanka


Bir kızın aslen 3 yakın dostu vardır; tampon, kozmetik ve lingerie.

Fakat her kadın bu üçlü mucizenin dışında bir de sağlam dosta ihtiyaç duyar. Çünkü bizler konuşuruz, dertleşir ve birbirimizi avuturuz. Gizli silahımız, o sabahın gerekirse en kör vaktinde aranıp iç dökülen kankadır. Şüphesiz bu kankayı edinmek de kolay değildir, bolca zaman ve emek gerektirir. Kimi zaman bu kadına hayatınızdaki tüm erkeklerden çok yatırım yapar, tüm insanlardan fazla müsama gösterirsiniz. Çünkü o sizin can simidinizdir. Ve bazı zamanlar bu kanka açıklama gereği bile duymadan, hayatınızdan çıkıverir. Kanka satışı hayata dair esaslı bir şamardır.


Allahım Bu Da Mı Başıma Gelecekti?
  • Demek kankanız artık sizinle eskisi gibi sık sık buluşmak istemiyor. Başka dostları, planları, manitası ya da önemli işleri var.
  • Sizinle yaptığı planları ya unutuyor ya da haber vermeye gerek görmeden iptal ediyor.
  • Telefonlarınıza ancak ısrarlı aramalarınızdan sonra cevap veriyor ve bir kaç laf geveleyip acilen kapatıyor.
  • Evet, görünüşe bakılırsa kankanız tarafından terk ediliyorunuz sevgili kızkardeşim. Fakat paniğe gerek yok, Hala kurtarılacak bişeyler olabilir.

Ne Yapsam da Ne Etsem?

  1. Hata raporu çıkartın: Belki tahmin ettiğiniz kadar pırıl bi kişi değilsiniz. Belki kankanıza karşı istemeden yamuklarınız oldu... Telafi için çaba sarfetmekten ne çıkar canım, arayıp sorun bakalım neye bozulmuş.
  2. Get a Life: Pardon ama herkesin kendine ait bir yaşamı var. Sizin yok mu? Kız arkadaşınız sürekli sizinle takılsın ve başka kimseyle görüşmesin istemek, sizi ancak bir derece daha zavallı yapar. Kendi işlerinizle ilgilenin biraz, kız da keyfine baksın.
  3. Zaman iyidir: İnsan insanın kurdu, hakatten Sartre boşuna dememiş. Herkes birbirinden sıkılabilir, bunu anlayın ve siteme başlamadan evvel en az 3 hafta bekleyin.
  4. S.O.S verin: Bir dostu aramak için en uygun zaman şüphesiz boka sardığınız andır. Gerçekten kötü hissettiğinizde onu durumdan haberdar edin. Falcılık yapmasını beklemeyin.
  5. Konuşmak da iyidir: Hayat bir soup opera değil, kimsenin içinde söylenmemiş sözleri katran gibi yıllarca biriktirmesine gerek yok. Ayrıca belki kızın işi gücü çok yoğun; ona üzüntünüzü anlatın.
Tüm bu çabalarınız sonuç vermediğinde, son bir vaziyet değerlendirmesi iyi olur.
Hayat bazen insanların yollarını ayırır; misal evlenen kankanız kocası istemediği için artık sizinle görüşmez ve bu durumda yapılacak en sağlıklı şey, o insan için hayırlı dualarınızı eksik etmeden olaydan uzamaktır.

Fakat bazen durum gerçekten şahsınıza yapılmış zurnaca bir haksızlık, zibidice bir edepsizlik olabilir; yıllarca evinizde ağırlayıp, saldığınız gaz ayrı gitmezken en dandik one night standlerini bile, sanki herifle evlenecekmiş gibi pür dikkat dinlediğiniz, o yaşgününde çılgın atarken, bir köşede eski manitasını avutmak için terlediğiniz, yeri geldiğinde sevgilinizi sırf onun gül sohbeti için yolladığınız kankanız size nanik çekiyorsa, belki de ne kadar benmerkezci, satıcı ve yavşak bi kişi olduğunu bilmeyi hakkediyordur.
İşte o vakit bunu blogunuza yazıp tüm dünyaya haykırabilirsiniz. İnsanlık hali, oluyor böyle şeyler...

18 Şubat 2009 Çarşamba


pazar sabahında kendini pis bir yağmurun altında yalnız yürürken bulduysan
yılma avare gönül! korkma yağan pislikten çünkü it iti kenefin içinde bulur.

karanlık kalabalıkta yakalanmış bakış anı aydınlatmışsa
saatler sonra,şimdi parlar hafızanda
fıstık ezmeli bir tosta kanarsın
sonra tost biter

yol uzar yağmurun azalmaya niyeti yokken
soluk kesmeden dalgaya kapıl! kıvrılarak dön ve tekrar ve tekrar
kokusunu hatırladığında anın içindesin yeniden

romantik gören var mı? hatırladınız mı son romantik kimdi?
yo yo hayır bu patetik bir düzlük olmayacak bebeğim
aksine, dalgalanacağız.


neden midir hem isteyip hem de istememek
dalgadandır.
dalga böyledir çünkü
içten gelir çoğalır derlenir kabarır
hem dönüşür hem dönüştürür ve yeniden ve yeniden

hayatımın erkeği
kıçımın kenarı da dönüşmekte
sen kimsin ki benimle dönüşmektesin?

biraz yükselmeliyim
ben üstte yollar evler şapkalar ve tasmalar altta kalmalı
önce romantik ' i bulmalıyım diye düşündü genç kadın
ama nereye bakacaktım? kulakçık ve karıncıklarına mı yaşam pınarımın
yoksa benden içeri olan ben 'e mi

hahay! nanik yapmak istiyorum ben'e

gülüyordum kendime
gülüyorum kendime

yollar çetrefilli diyorlar
birinci derece bağcıklarım
ben ise bakmak istemiyor artık güzel yüze
yoksa içinde varlık

kim ki duk

hatırla hatırla
müzik geldi mi aklının duvarlarından
anla sadece bir film bu
filmler çok
kareler ivedi

by Ece Soner...

15 Şubat 2009 Pazar

Acilen Sevişmen Lazım Bacım


Biz tee üniversite yurtlarında kalırken, çevremizde büyük şehre düşmüş Anadolu kızancıkları olurdu. Onlar da aklı evvel, okumaya azmetmiş kızlardı elbet. Beyoğlu'na da gelirlerdi, Çiçek Pasajı'na da. Hatta abartır Barcelona'dan çıkıp Alt Kemancı'nın yolunu da tutardı bazıları, lakin küçük bir farkla. Onlar halis mulis bakireydiler.

Aralarından bazısı bakire evlenmiştir tahminen, tek tek kontrol etmedim ne yalan diyim. Birçoğu ise tabi nikahı bekleyemeden pek çok halt yedi, taktir edersiniz. Aile baskısı, baba abi korkusu da bi yere kadar neticede, hormon arkadaşlar her bünyede faaliyetteler. Lafı nereye bağlayacaksın derseniz, bu hanımkızlar çok sinirli bakirelerdi. Sadece sinirli de değil, histeriklerdi çokça. Ne zamanki seviştiler, çoğu insana döndü.


İleriki yıllarda "çeşitli sebeplerle sevişemeyen Türk kadınının" varyetesiyle de tanıştık. Hepsinin haklı mazeteri vardı belki, yine de çok asabiydiler. Yeri geldi biz kendimiz o hale düştük. Hepimiz fena halde kaltak, sevimsiz ve ifrite bağladık. Afedersiniz kimse de bir hemcinsini dürtüp şunu demedi: "Acilen sevişmen lazım bacım."


İşte şimdi ben sizi dürtüyorum arkadaşlar, kızkardeşlerim, Amazonlar, yapmayın, etmeyin. Kendinizde şu belirtileri gördüğünüz an, anlayın ki vakti gelmiş.


  • Sizden yaşça genç, pozisyonca aşağı kadınları hırsla ve zevkle ezerken kendinizi yakalıyorsanız.

  • Kamuya açık alanda, otobüste, gece klübünde güzel bi kıza rastlayıp bok atamadan duramıyorsanız.

  • İki şişe biranın dibinde sandalyeye ters oturup, tanganıza latin dans figürleri icra ettirecek aymazlığa erişiyorsanız.

  • Ofis boyla bile bekaretiniz üzerine konuştuysanız/daha fenası seks imalı şakalara güldüyseniz.

  • Etrafınınızda sevişegelen bireylerle ciddi ahlaki tartışmalara girip, onları ağlamaklı tonlarda yargılıyorsanız.

Sanırım evet, durumunuz fenalarda diye nitelenen yeri teğet geçiyor. Önlem alınız. Alamıyorsanız, aldırınız.


Önemli Not: Sevgili bakireler, size karşı değiliz. Varlığınız bize değilse de, eminim birilerine umut veriyor. Lütfen varolmaktan biz tavsiye ediyoruz diye vazgeçmeyiniz. Teşekkürler.

04 Şubat 2009 Çarşamba

İşyerindeki Erkek


Erkek illeti sadece gönül mevzularında karşımıza dikilmez. Sokaklar ve işyerleri de, testesteron adı verilen toksik maddenin etkisi altındadır. 8 developper (bilgisayar programcısı) adamla aynı ahırda çalışmak zorunda kalan bir dişi olarak söylüyorum; bu durum moral bozucu olsa da, başa çıkılamaz değildir.


İşyerinde Bulunan Adam Türleri:


  • Son derece karizmatik ve hoş patronlar: Endemik bir türdür. Genellikle Batı-Orta Avrupa'nın ofislik bölgelerinde görülür. İstanbul ilinde birkaç firmada koruma altındadırlar. Bunların hepsi evlidir. Çoğunun metresi bulunur. Yani bu adamlara en yakın durabileceğiniz pozisyon, "okeye dördüncü" durumudur.

  • Kelli Göbekli Avcılar: Bu cins dünya üstünde kalabalık bir popülasyona sahiptir ve geniş bir coğrafyada sürüler halinde görülür. Sürünün lideri estetik kelimesine en çok tezat teşkil edendir; pala bıyıkları, kavga esnasında salgıladığı dayanılmaz koku ve tepesinden gün ışığını mükemmel şekilde yansıtabilme kaabiliyetleriyle sürüye liderlik eder. Bu sürüler orta dereceli yönetici kademelerini doldururlar ve yaz tatilinde ofise stajyer alımıyla beraber kızgınlık dönemleri başlar.

  • Gayimsi Sempatikler: İbne olmayıp da kızlara sanki ibneymişcesine sanattır, modadır, soft erotikadır yaklaşan sinsi bir türdür. Çirkin oldukları kadar kaypaktırlar ve elde edemedikleri kadınlar hakkında dedikodu yapmaktan çekinmezler. Light ürünlerinizi ve cikletlerinizi çekmecenizden yürüten kemirgenler bunlardır.

  • IT Oğlanları: Ecnebinin nerd diye tabir ettiği bu bilgisayarcı oğlanlar genelde doğal yaşam alanlarında hiç dişiyle karşılaşmadan büyürler. Bu sebeple onlara gülümseyerek ve iki çift muhabbet açarak yaptıramayacağınız iş yoktur.

  • Kendini "Dahi" İlan Etmiş Kreatif Dümbükler: Buğdaya gelen güvercin gibi goygoya tutulan çocuklardır. Hepsinin illaki takıntılı olduğu bir acayiplik bulunur; travmatik çocukluklarının hesabını topluma yaratıcılık olarak yuttururlar. Komik ve çıkılabilir olmalarına ramen, bu tür yakın ilişkilerde ciddi tedbir ister. Egoları iltahaplanmış ergenlik aknesi kıvamında olduğundan patlatmaya gelmez. Sanatı onun hayatıdır, annesi melektir, ps3 için bileğini kesebilir ve oyuncak süper kahraman kolleksiyonuna dokunan taş olur.